• https://www.facebook.com/Karadenizmultiplskleroz/?fref=ts
  • https://twitter.com/SaMSunMS

MS Sözlüğü

ABCDEFGĞHİJKLMNOÖPRSTUVYZ

AksonSinir hücresinin gövdesinden uzanan uzun, ipliksi kısımlar. Akson sinyal iletim görevini yapar. Aksonun ucundaki sinir uyarıları, öteki sinir hücresi ya da ilgili organlara iletilir.
AkutAni başlangıçlı, kısa ve göreceli olarak şiddetli bir seyir göstermek.
AnesteziAğrısız ve güvenli bir ameliyat için kişinin çeşitli ilaçlar yardımıyla ağrı duymasının önlenmesidir.
Anksieteİç sıkıntısı, iç daralması, endişe hissi.
Antienflamatuarİltihabi reaksiyonu önleyici.
AntikorBağışıklık sistemi hücrelerinin yabancı maddelere (antijen) karşı ürettiği protein.
AntiviralVirüslere karşı etkili, virüsün etkisini kıran veya azaltan.
Asemptomatik MSBelirtisiz MS.
AtakYeni ortaya çıkan ve en az 24 saat süren nörolojik belirtiler, yakınmalar.
AtaksiDengesizlik.
AtrofiBir organ veya oluşumun erimesi.
 
  
Babinski BulgusuAyak tabanı bir cisimle çizildiğinde baş parmakların yukarı doğru açılması.
BağışıklıkBelirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direncidir.
Benignİyi huylu.
Beyaz MaddeBeyin ve omuriliğin sinir liflerinden oluşan bölümü.
Beyin Omurilik Sıvısı (BOS)Omurilik boşluğunda ve beyinde bulunan ve SSS dokularını koruyan ve beslenmesini sağlayan sıvı.
Bilişsel FonksiyonZekânın işleyişiyle ilgili fonksiyon, kognitif fonksiyon.
BulguSendrom, belirti.

CerrahiTıbbın en eski dallarından biridir. İlaçla ya da başka tedavi yöntemleriyle iyileştirilemeyen hastalıkların yaralanmaların vücuttaki yapı bozukluklarının ameliyatla onarılmasına ya da hastalıklı organı kesip çıkararak iyileştirilmesine dayanır.

DefektEksiklik, kusur.
DeformasyonŞeklini bozma.
DejenerasyonDokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamayacak hale gelmeleri.
DemiyelinizasyonSinir liflerinin etrafını saran myelin tabakasının kaybı.
DepresyonRuhsal ve bedensel çöküntü, isteksizlik.
DizartriKonuşma bozukluğu.

EndemikBir hastalık ya da enfeksiyon etkeninin belirli bir coğrafî bölgede sürekli veya yerleşik olarak görülmesi.
EnfeksiyonMikropların lokal veya genel olarak organizmaya yerleşmesi, infeksiyon.
EpilepsiEpilepsi, halk arasındaki adıyla sara, yineleyen nöbetler ile karakterize ve sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur.

Hasarİz, sekel.
HemipareziVücudun tek tarafını tutan felç durumu.

İdiopatikOluşumunda bir sebep gösterilemeyen.
İdrar Retansiyonuİdrar tutulması, idrar yapamama.
İmmünolojiBağışıklığı inceleyen bilim.
İnflamasyonÇeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon.
İnkontinansKendiliğinden boşalma, idrar veya barsak hareketlerinin kontrol edilememesi.

KalıtsalGenetik, kod bilimi.
KomplikasyonBir hastalı¬ğın seyri sırasında, önceden beklenmeyen bir durum.
KoordinasyonAmaca yönelik bir harekette, iskelet kasları ile merkezi sinir sisteminin uyum içerisinde çalış¬ması ve etkileşimidir.
KortikosteroidÇoğunlukla steroidler olarak kısaltılan kortikosteroidler, örneğin kortizon, normalde vücutta bulunan bir grup hormondur ve vücudun metabolizması üzerinde bir çok etkileri vardır. Vücuda tablet ya da iğneyle dışarıdan verilmeleri vücuttaki dengeyi etkiler. Steroidler, inflamasyonu kontrol etmede çok etkilidirler ve bazı hastalıkları hafifletebilirler.
KronikBelirti ve bulguları uzun süren, yavaş ortaya çıkan, süregen.

LezyonDokuların işlevselliğini yitirmesi, doku bozukluğu.

Malin (Malign)Habis kötü huylu.
MiyelinSinir hücrelerini sararak koruma ve yalıtım sağlayan kılıf.
MonopareziSadece bir kol veya bir bacağı tutan felç.
MRGMagnetik alan kullanarak görüntüleme tekniği.
MSMultipl sklerozun baş harflerinin kısaltılmış hali.
MultiplÇoklu.
Multipl SklerozBeyin ve omurilikteki sinirlerin myelin kılıflarında hasarlanma ya da kayıp (demyelinizasyon) ile karakterize hastalık.

NörolojiBeyin, omurilik, periferik ve otonom sinir sistemini inceleyen bilim dalı.
NüksYeniden ortaya çıkma, depreşme.

OftalmoskopGöz içi muayenesinde kullanılan bir alet.
OmurilikOmurga denilen kemik bir yapının içinde boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan ve ortasında yine boydan boya bir kanal içeren merkezî sinir sisteminin bir parçasıdır.
OpakDonuk, şeffaf olmayan.
OperasyonCerrahi müdahale, ameliyat.

ÖdemVücutta anormal miktarda su toplanmasıdır.

PalsyFelç, inme.
ParapareziHer iki bacakta güçsüzlük.
ParaplejiHer iki bacakta tam güç kaybı.
ParesteziHis kaybı, uyuşma ve karıncalanma hissi.
PatogenezHastalığın esas ve gelişimi.
PatojenHastalık yapan madde veya mikroorganizmalar.
PlakMiyelin kılıfın zedelendiği iltihabi hücreleri de içeren doku alanı.

RefleksDüşünülmeden, kendiliğinden herhangi bir uyarıcıya karşı verilen tepkiye refleks denir. Refleks merkezi omuriliktir.
RehabilitasyonFiziki hareket kusurlarını düzeltme, yeniden kazandırma.
RejenerasyonHarap olmuş bir dokunun kendini yenilemesi, tamiri.
RemisyonHastalık belirtilerinin sönmesi.

Sekelİz, hasar.
SemptomVücuttaki bir hastalığa eşlik eden ve hastalığın göstergesini oluşturan belirti.
SimpleksTek maddeden oluşmuş, basit, sade.
SklerozHasar gören dokunun kalınlaşması veya sertleşmesi.
SpastisiteBelirli kasların aşırı aktif hale gelerek, adale katılığına, sertliğine ya da spazmlarına neden olmasıdır.

T-HücresiEsas olarak hücre aracılı bağışıklık reaksiyonlarını kontrol eden ve B hücre gelişiminde rolü olan lenfosit grubu. T- hücreler lenfokin hormonlar salgılayarak bağışıklık sistemini düzenlerler.
TanıBir hastalığı tanıma işi, teşhis.
TeşhisHastalığın ne olduğunu araştırıp onaya koyma, tanı, tanılama.
Tetkikİnceleme, araştırma.

VertigoGenel anlamda baş dönmesi hareket duygusu demektir. Ancak tansiyon düşmesi ile ilgili baş dönmeleri bu kapsamda değildir. Vertigodan kastedilen labirentit iç kulak iltihabı Meniere hastalığı gibi durumlarda olan baş dönmesi hissi Vertigo diye adlandırılır.
ViralVirüslerin neden olduğu enfeksiyon, virüs ile ilgili.

Yan EtkiBeşeri tıbbi ürünlerde beklenen ama istenmeyen etki.

ZarAnatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır.